BEN GEÇERKEN… [A Blog by İBRAHİM DEMİR ]
İBRAHİM DEMİR’ İN RESMİ WEB SİTESİ
İBRAHİM DEMİR’ İN RESMİ WEB SİTESİ
May 28th
Uzun zamandır sahipsiz bıraktığım blogumda askere gidene kadar tips&tricks tarzında kısa ipuçları paylaşmaya karar verdim. Artık zaten trend micro-blogging yönüne doğru kaymaya başladı. Uzun blog yazıları yerlerini kısa ve öz başlıklarına bıraktı. Ben de o nedenle sağ taraftaki alana twitter üzerinden paylaştıklarımı da ekledim.
Başlığa konu olan sorun ise jasper-reports kaynak kodlarını makinama alıp beraberinde gelen build.xml ile jar dosyalarını oluştururken başıma geldi.
Tam hata mesajı şu şekilde:
org.apache.bcel.generic.ClassGenException: Illegal opcode detected
İnternet üzerinde arayınca pek birşey bulamadım ve ofis arkadaşımın önerisiyle işletim sisteminin bölge ve dil ayarlarını değiştirdim.Bölge ve dil tanımlarınızı kontrol panel üzerinden Türkçe’den İngilizce’ye çevirince hata mesajı ortadan kalkacaktır.
Aynı sorun pek çok kod üretici de mevcut malesef. Java ile çalışanların aklında daima bu ayarı değiştirmek (veya kontrol etmek) bulunmalı.
Kolay gelsin..
Sep 28th
Geçtiğimiz günlerde Atlassian firmasının sitesinde gördüğüm What 3 Dev Tools Do You Rely on Most? başlıklı haber çok hoşuma gitmişti. Yani bir uygulamanın bu kadar çok amaca hizmet edebilir olması ve bu kadar efektif kullanılması hem o uygulamayı yazanlar için hem de kullananlar için çok güzel bir durum.
Yukarıdaki resimde de görüleceği üzere arkadaşlar development süreçlerinin her aşamasına JIRA ‘yı entegre etmişler. Bu sayede JIRA+CVS+ECLIPSE üçlüsü ile projelerini tıkır tıkır yürütmeyi başarmışlar. Resme bakınca JIRAMANIA bu olsa gerek demiştim kendi kendime…
Bu arada nedir bu JIRA diyenler buradan ve Mustafa Tan ‘ın blogundan detaylı bilgiye ulaşabilirler.
JIRA özetle “Söz uçar yazı kalır” felsefesinin yazılım projelerinde hayat bulmasıdır benim gözümde. Yapılan , yapılması gereken, yapılması umulan yada yapılacak olan işlerin takip edilebilmesini ve kayıt altında olmasını sağlar JIRA. Yani e-maili, telefon yada birebir muhattabiyeti kayıt altına alır. “Abi bee bu kod patlıyor bir el atıver de biz de teste devam edelim” şeklinde gelecek vakitsiz bir telefonun önüne geçer JIRA. Onun yerine e-mailinize ve JIRA hesabınıza tatlı bir issue düşer bir öğle tatili öncesinde…
Açar bakarsınız ve gerekeni yaparsınız. Sonradan birisi çıkıp da “Ben şu zaman demiştim sen bu zaman yaptın“, yada “ben böyle demiştim sen şöyle yaptın“gibi bir iddiada bulunamaz çünkü herşey orada yazılmıştır. JIRA ‘nın tanıtımı yapıp , teorik olarak kullanımını anlattıktan sonra sıra geldi hayatın gerçekleriyle yüzleşmeye…
Biz de şu anda dahil olduğum projede JIRA ‘nın nimetlerinden faydalanmaya çalışıyoruz. Hem development hem de test sürecinde yoğun bir şekilde JIRA kullanılıyor. Özellikle de projesini yaptığımız şirketin IT departmanıyla olan ilişkilerde işlerin daha ciddi yürütülmesi adına JIRA köprü görevi görüyor. Şu sıralarda bizim ekibin yazdığı modüller Alfa tesinde. Müşterimizin IT departmanındaki arkadaşlar bizlerin yaptığı ekranları test edip bizlere hatalı durumlarda “issue açıyorlar“. Buraya kadar herşey olağan. Ama bazen etrafımda öyle manzaralara denk geliyorum ki… Millet uzaya gidiyor biz nereye diye düşünüyorum…
Bir hata raporlanmış, developer arkadaş da düzeltmiş bir güzel. Şimdi tek yapması gereken JIRA ‘da kendisine atanan görevi ufak bir açıklama girerek kapatmak. Developer arkadaş kaygılı. Neden mi? Çünkü hatayı raporlayan vatandaş açıklamaları anlamamkta büyük bir direnç gösteriyor. Ne yapsam ne yazsam diye düşünürken oradan dahiyane bir fikir egliyor. “Ya telefon açıp söylesene. Böyle böyle diye anlatsana” (Hani yazılandan anlamıyor belki laftan anlar diye umuyor sanırım) yada “Dur dur ben de e-mail adresi var o bayanın uzun uzun bir mail at olsun bitsin“ Güler misin ağlar mısın?
Madem bizim telefon, e-mail gibi hizmetlerimiz var neden JIRA kullanıyoruz? Neden birileri JIRA ‘da bizim sorunsuzca çalışabilmemiz için emek harcıyor? Yada bu işler madem böyle de yürütülebiliyor neden bir grup zeki arkadaş oturup JIRA adlı bir uygulama geliştiriyor. Maksat yeşillik olsun diye değil mi? Yada el alem “Sizin JIRA ‘nız var mı?” diye sorduğunda “Olmaz mı hem de en enterprise edition ‘ından” diyebilmek için…
Görüldüğü üzere bir uygulama ne kadar akıllıca tasarlanmış olursa olsun işin içine beşeri faktörler girince, o akıllıca tasarım pek bir anlam ifade. Siz siz olun bu gibi fikirlere aldırış etmeyin. Elinizdeki araçlar her ne kadar amacınız olmasa da onları ne kadar efektif ve doğru kullanırsanız o kadar rahat edersiniz. Sisteminize ekleyeceğiniz fazladan her araç hem maddi yük getirecek hem de ayrı bir yönetim süreci isteyecektir. O nedenle bu gibi işlere ayıracağınız kaynağın karşılığını en iyi şekilde almalısınız. Hem siz elinizdeki aracı doğru kullanmak konusunda ne kadar ısrarcı olursanız etrafınızdakiler de er geç size uymaya başlayacaktır. (Yani birileri derdini yazarak anlatmayı ve diğer taraf da yazılandan birşyeler anlamayı öğrenmeli.) Yanlışları değil doğruları toplu halde yapmaya özen göstermenizi dileyerek yazımı burada noktalıyorum.
Aug 29th
Internet Explorer 7 ‘ye geçiş sırasında ciddi problemler yaşanlardan biriyim ben de. Neyseki artık hayatımda IE ‘nin pek bir yeri kalmadı. Fakat bu durum herkes için geçerli değil elbette. Israrlı ve sadık Microsoft kullanıcıları hala IE kullanmaktan bir türlü vazgeçmiyorlar. (İşletim sistemine entegre olarak gelmenin avantajı böyle birşey olsa gerek) Microsoft da bu arkadaşları düşünerek User Agent String Utility v2.0 adlı aracını geçtiğimiz hafta yayınladı.
Bu araç sayesinde henüz IE 7 ‘ye adapte olamamış sitelere kendinizi farklı bir tarayıcından geliyormuş gibi gösterip bağlanqbiliyorsunuz. (Daha doğrusu daha düzgün görüntülüyebilemenizi sağlıyor) Bu ufak uygulamayı kurduktan sonra masaüstünüze oluşturacağı kısayol yardımıyla Internet Explorer ‘ı farklı bir User Agent bilgisiyle açabilirsiniz. Sisteme herhangi bir kayıt eklemieyen bu uygulamaın oluşturduğu kimlik sadece masaüstünüzdeki kısayol ile açtığınız pencere için geçerli oluyor.
Eğer Internet Explorer ‘a kalıcı olarak bu profili vermek istiyorsanız http://www.enhanceie.com/useragent.aspx adresindeki registry scriplerden faydalanabilirsiniz. EricLaw tarafından hazırlanan sitede Internet Explorer kullanıcılarının işine yarayabilecek çok faydalı scriptler ve eklentiler mevcut.
Microsoft ‘un bu tip bir araç çıkarması bana Microsoft MVP olan bir arkdaşım söylemiş olduğu: “Microsoft geriye uyumluluk konusunda dünyanın en iyi firmasıdır.” cümlesini hatırlattı. Geriye uyumluluk bu mudur , böyle birşey midir? Uydurmacılık nedir peki?…

Aug 18th
İnternet hayatıma (yoğun bir şekilde) girdiğinden beri bilgisayar kullanım alışkanlıklarımın da değiştiğini fark ettim. Önceden bir yerlerden bir şekilde internet bağlantısı bulunca X,Y,Z kaynaklarından okuduğum , duyduğum tüm programları indirir sonra da teker teker denerdim. Anlayacağınız bilgisayarıma kurup-kaldırmadığım uygulama yoktu. Ama şimdilerde görüyorum ki benim için Bilgisayar Kullanmak= Development+RSS+Web Surf . En son ne zaman video işlediğimi yada registry clean-up yaptığımı unuttum. Bilgisayarımda kurulu olan onlarca programa artık hiç ilgi göstermiyorum sanırım…
Neyseki dün akşam bir fırsat bulup uzun zaman evvel kurduğum vLite uygulamasını denedim.vLite uygulamasını denememin en büyük nedeni bu uygulamanın Windows 2000/XP/2003 için olan sürümü nLite ‘ın gerçekten çok başarılı bir uygulama olmasıydı. Dünkü denemelerim de gösterdi ki vLite da gayet sorunsuz bir şekilde çalışıyor.
Peki vLite ne yapar, kimin ne işine yarar? vLite ile Windows Vista kurulumunuza şekil verebiliyorsunuz. Öncelikle Windows Vista CD ‘nizde yer alan kurulum dosyalarını bilgisayarınızın hard diskine kopyalamanız gerekiyor. (İşin en can sıkıcı kısmı burası) Ardından da vLite uygulamasına bu dizini gösterip Vista sürümünüzü bulmasını bekliyorsunuz. Bir sonraki adımda ise Bileşen Çıkarma , Kurulum Ayarları , Sürücü Entegre Etme , Katılımsız Kurulum (Unattended Setup) ve Bootable ISO oluşturma seçeneklerine geçiyorsunuz.
Özellikle ofis ortamında kullanılacak sistemler için Vista altında bir dolu gereksiz (görsel ve multimedia ağırlı) bileşen bulunuyor. Bunlardan kurtulmak performans artışı sağlayacaktır diye düşünüyorum. Öte yandan Google ve Microsoft arasında tartışma konusu olan Vista Integrated Search ‘den de vLite sayesinde kurtulmak mümkün.
Bu arada ben vLite uygulamasının 1.0 sürümüyle bu işlemleri yaptım ve az önce fark ettim ki 1.1 sürümü ile Yama ve Dil
Paketi Entegrasyonu (Hotfix and Language Pack Integration) da eklenmiş. Bu , vLite ‘ın en çok işinize yarayacak özelliklerden biri diye düşünüyorum. Ayrıca Kasım 2007 ‘de yayınlanacak olan Vista Service Pack-1 ‘in kurulum CD ‘nize entegrasyonu (Slipstreaming) için de vLite ‘ın yeni bir sürümle bunu da destekleyeceğini düşünüyorum. (nLite uygulamasının en sevdiğim özelliği buydu)
Yukarıda yazıklarımı özetleyecek olursak: eğer sizler de benim gibi kurulumda yüzlerce gereksiz servisi ve bileşeni sisteminize dahil eden ve bunları konfigüre etmeye izin vermeyen yada saniyede bir yaması çıkan yada Servis Bohçası (Service Pack) yüzlerce megabyte ‘ı bulan Windows işletim sistemi ailesinden vazgeçmemekte ısrar ediyorsanız alet çantanızdan vLite ‘ı eksik etmemelisiniz???
Aug 10th
Sanırım başlıkta Visual ile başlayan bir sözcük blogumu takip eden görmek .NETci arkadaşlarımızı mutlu etmiştir. Dünkü Eclipse yazısından sonra bugün de Visual Studio için bir eklentiden bahsetmeye karar verdim.
Uygulama geliştirirken özellikle de takım halinde çalışıyorsak Version Control (yada Source Control yada Revision Control) dediğimiz kaynak kodlarımızı bir havuzda (repository) toplayarak bunların yönetilmesini sağlayan bir sisteme mutlaka ihtiyaç duyarız. (Yönetmek: Senkronizayon, aynı dosya üzerinde birlikte çalışma ,değişiklikleri geriye alma vb.)
Bu iş için son zamanlarda popülerliği gitgide artan (Neredeyse CVS ‘i unutturacak bizlere) SVN (SubVersioN) sistemini kullanabilirsiniz.
Bundan bir kaç ay evvel Visual Source Safe ile ilgili ufak bir araştırma yaparken Visual Source Safe ‘in Eclipse ile birlikte de kullanılabileceğini görmüştüm. Malumunuz Visual Source Safe kurulumu yaptığınızda kendisini Visual Studio ‘ya entegre eder ve projelerinizi Source Safe içinde saklamanıza ve yönetmenize imkan tanır. İşte Visual Source Safe ‘i Eclipse ortamında da kullanabilmek için de VSS Plugin adlı open-source bir uygulama geliştirmişler. Hatta o zamanlar IDE ‘ye para vermeyip Source Control ‘e (VSS ‘ye) kim para verir diye düşünmüştüm. (Hala da düşünüyorum?)
Bu yazıya konu olan uygulama ise bir Eclipse eklentisi değil Visual Studio eklentisi. Bu eklenti sayesinde SVN ‘i .NET uygulamalarınızın kaynak kodlarını yönetmek için kullanabilirsiniz. Elbette bu uygulama da ücretli. (Ücretli bir ürüne ücretsiz bir eklenti yazıldığı nerede görülmüş
) Fakat lisans ücretleri gayet uygun. Elbetteki Visual Source Safe kadar kompleks ve gelişmiş bir ürün değil fakat Visual Studio ‘ya verdiğiniz linsans ücretinin üstüne bir de Visual Source Safe ücreti eklemek istemiyorsanız tercih edilebilir ve gayet de iyi iş görecektir.
Bu yazıyı yazmadan evvel sabah ufak ben de bir deneme yaptım. Eğer sizler de denemek isterseniz buradan 30 günlük deneme sürümünü indirebilirsiniz. Ayrıca buradaki adresten VisualSVN ‘e ait dokümantasyonu indirip anlatılanları adım adım uygulamak faydalı olacaktır. (24 sayfalık gayet güzel ve sıkmayan bir döküman hazırlamışlar.) Sizlere tavsiyem SVN ile çalışacaksanız Tortoise SVN ‘i indirip kurun. (Windows platformunda olduğunuzu varsayıyorum.) Bu sayede dosya sisteminiz üzerinde bu güzel shell eklentisi ile hızlıca işlemlerinizi yapabilirsiniz. Kurulumdan sonra boş bir dizin yaratın ve sağ tıklayarak Create Repository komutunu çalıştırın. Bir sonraki adımda VisaulSVN eklentisini de kurun ve Visaul Studio ‘ya eklenen VisualSVN menüsünden repository’e bağlanın (file:///D:/SVN şeklinde) Bundan sonra dökümandaki yönergeleri takip ederek VisualSVN ile kolaylıkla çalışabilirsiniz.
Eğer Microsoft ‘a elimizi verdik kolumuzu nasıl kurtarırız diye düşünüyorsanız bu gibi farklı uygulamalara şans tanımak ve ihtiyaçlarınızı karşılıyorsa bu tarz ürünleri kullanmak maliyetlerinizi düşürecektir. Şimdilik benden bu kadar. Sağlıcakla kalın…
Aug 9th
Hangi Java mail grubuna yada forumuna bakarsanız bakın konu dönüp dolaşıp IDE (Integrated Development Environment) konusuna gelmiştir. Hatta bir kısım Javacı arkdaşlar bu tartışmalardan ve belirsizlikten bunalıp kendilerini .NET platformunun dolayısıyla Visual Studio ‘nun sıcak kollarına atmışlardır. Her ne kadar Visual Studio gibi kur ve kullan başka da birşey yapma tarzında yada daha modern bir ifadeyle ALL-IN-ONE bir IDE ‘ye sahip olmasak da Javacılar için de vazgeçilmez hatta yavaş yavaş standart haline gelmeye başlayan Eclipse var. (Bir kere ayarla her yerde kullan.)
Aslında bu tip bir ihtiyaç her uygulama geliştiricinin hayatında var. Yani uygulama geliştirirken herşeyin bir arada olması en azından basitçe işinizi görecek araçların tek bir yerde toplanması önemlidir.(Ciddi durumlarda Aqua Data Studio, Rapid SQL yada TOAD gibi araçlara ihtiyaç olabiliyor.) Bu nedenle Visual Studio ‘nun hakkının verilmesi gerektiğine inanıyorum.
Eclipse ‘e dönecek olursak default olarak gelen eklentilerle zaten Javacıların işini fazlasıyla görecektir ama ihtiyaçlar değiştikçe yeni eklentiler kurarak daha da zenginelştirmek gerekebilir. Bu noktada en büyük sıkıntı doğru eklentiyi seçme konusunda yaşanır. (Eclipse için yüzlerce plugin -eklenti- mevcut)
Bitirme projem sırasında Visual Studio ‘da en sevdiğim ve sıklıkla kullandığım özelliklerden bir tanesi de Server Explorer idi. Hatta eğer bağlantı kuracağınız sunucu yerelinizde değilse SQL Server 2005 Management Studio ‘dan daha hızlı çalıştığını da söyleyebilirim. Bu güzel özelliği Eclipse ‘e de kazandırmak gerekli diye düşünürken karşıma Quantum DB eklentisi çıktı. JDBC tabanlı bu güzel plugin ile hem veritabanı sunucunuzda ne var ne yok visual bir şekilde görebilirsiniz hem de SQL sorgularınızı çalıştırabilirsiniz.
Quantum DB ‘yi Eclipse dahil etmek çok kolay ama burada karşınıza bir GEF (Graphical Editing Framework) plugin sorunu çıkabilir.Öncelikle Eclipse GEF ‘in doğru sürümünü eklemeli , ardından da Quantum DB kurulumuna geçmelisiniz. ( Note: Quantum needs the GEF plugin to work, so you have to install it before installing Quantum)
Eclipse ‘e plugin eklemek için ben genellikle web update ‘i tercih etmiyorum. Onun yerine plugini bilgisayarıma indirip Eclipse ‘e ekliyorum , bu sayede ileride farklı bir Eclipse ‘e de kurma şansım oluyor. (Plugin dosyalarını kopyalayıp yapıştırmak her zaman olumlu sonuçlar doğurmuyor o nedenle bu yöntem daha sağlıklı !)
Kullandığınız Eclipse sürümü için uygun GEF pluginini buradan indirebilirsin. İndirdiğiniz zip dosyasını uygun bir yere extract ettikten sonra Help -> Software Updates ->Find and Install yolunu takip edin. Search For New Futures To Install seçeneğini seçtikten sonra ilerleyin ve bir sonraki adımda New Local Site butonuna tıklayın. Açılan pencereden az önce plugini extract ettiğiniz dizini seçin ve tamam diyerek bir sonraki adıma geçin. Kullanıcı sözleşmesini de onayladıktan sonra kurulum tamamlanacaktır ve pluginin düzgün bir şekilde çalışabilmesi için Eclipse ‘i baştan başlatın.
GEF eklentisini kurduktan sonra buradan Quantum DB ‘yi indirin ve GEF ‘i kurarken izlediğiniz adımların aynısını tekrarlayın. Eğer herhangi bir hata almadıysanız Eclipse ‘i yeniden başlattıktan sonra eklentiniz kullanımıma hazır.
Window -> Open Perspective -> Other -> Qunatum DB yolunu izleyerek Quantum DB perspektifine geçebilirsiniz. Sonra da Window -> Show View yolu ile bu perspektif içerisinde görülmesini istediğiniz Quantum DB bileşenlerini seçebilirsiniz.
Artık Quantum DB ‘nin görsel ayarları tamam. Tek yapmanız gereken Veritabanı sunucunuzun çalışır halde olup olmadığını kontrol etmek ve Database Bookmarks alanına New Bookmark ile eklemek. Burada en önemli nokta uygun sürücüyü Quantum DB ‘ye göstermek. Açılan JDBC Driver penceresinden Add Driver ile veritabanı yönetim sisteminize ait sürücüyü eklemeniz gerekir. (İlgili sürücüleri kullandığınız DBMS ‘in üreticisine ait web sitesinden indirebilirsiniz.) Bir sonraki adımda da ilgili DBMS için gerekli bağlantı bilgilerini verip, bu bookmark ‘a bir ad vererek işleminizi tamamlayabilirsiniz. ( MySql için yandaki resimde örnek bir bağlantı gerçekleştirdim.)
Quantum DB ile ilgili başlangıçta sizlere lazım olacak bilgileri bu yazıda aktarmaya çalıştım. Bu güzel aracın diğer özelliklerini keşfetmek sizlere kalıyor. Fırsat buldukça farklı Eclipse pluginlerini inceleyip , deneyimlerimi sizlerle paylaşamaya çalışacağım. Şimdilik benden bu kadar . Sağlıcakla kalın…
Jul 29th
Geçen hafta cumartesi günü e-posta ile gönderilen Microsoft Download Notifications aracılığı ile haberdar olduğum Microsoft Office Outlook Connector Beta ‘yı bu haftaiçi hem işte hem de evde deneme fırsatı buldum. (Deneme sürecini biraz uzatmış olmalıyım ki Outlook Connector ile ilgili yazılar diğer bloglardaki yerini çoktan aldı.)
Outlook Connector nedir diyenler için ürünün tanımını Microsoft şu şekilde yapıyor:
With Microsoft Office Outlook Connector Beta, you can use Microsoft
Office Outlook 2003 or Microsoft Office Outlook 2007 to access and manage your
Microsoft Windows Live Hotmail or Microsoft Office Live Mail accounts,
including e-mail messages and contacts, for free.
Yani Office Outlook 2003 veya 2007 kullanıcısı iseniz (İndirebilmek için geçerli bir lisansınız olmalı ) Microsoft tarafından verilen web tabanlı e-posta hizmeti Hotmail (Windos Live Hotmail) hesabınıza Outlook ile erişebilirsiniz. Bildiğiniz gibi önceden Outlook ile sadece ücretli Hotmail hesaplarına erişilebiliniyordu.
Aslında Outlook Connector alternatifsiz bir ürün değil. Mesela Microsoft ‘un bu işi yapan Live Mail Desktop ürünü vardı. Hatta duyar duymaz indirip denemiştim. Live ürün ailesinin klasik sorunu olan sistem kaynağı sömürme sorunu bu üründe de olduğu için sistemimden bir an evvel uzaklaştırmıştım. Ayrıca sırf Hotmail hesabıma erişim için Outlook ‘un yanında başka bir ürün daha kullanmak işime gelmemişti.
Sonra arkadaşım Erhan blogundaki bu yazıda Thunderbird ile bu işi nasıl yapcağımızı anlattı. Ama bir türlü doğru ayarı yapmadığım için sunucuya erişemedim. (Nedense yazıdaki aynı adımları takip etmeme rağmen yanlış sunucuya bağlanmaya çalışıyordu) Yine aynı şekilde iş yerinde Mozilla ürün ailesiyle (Thunderbird,firefox vb.) internete erişimde problem yaşadığımdan bu sevdadan da vazgeçmiştim. (Meselenin proxy ayarlarından olduğunu anlamam biraz vakit aldı)
Şimdi Outlook Connector ile Hotmail hesabımdaki postalarımı okuyuyorum. Ürünün en çok hoşuma giden özelliği ise sağ alt köşedeki server status alanında Mail Storage bilgisini göstermesi. Bir de downlaod mode özelliği sayesinde e-postalarınızın ister tamamını isterseniz de sadece başlıklarını inderebiliyorsunuz. (Downlaod Headers and Then Full Items, Download Full Items, Downlaod Headers) . Bu özellik sayesinde şu zamana kadar Hotmail sunucunuzda biriken postalarınızın tüm içeriğini indirme derdinden kurtulmuş oluyorsunuz.
Ürünün en sıkıntılı yanı ise beta aşamasındaki her Microsoft ürününden alıştığımız kitlenmeler. Özellikle de Outlook açıldıktan bir kaç saniye sonra sunucuya bağlanırken Outlook ‘u kullanılamaz hale getirebiliyor.
Microsoft ‘un bu tip bir ürünü neden piyasaya sürdüğünü düşündüğümde aklıma E-POSTA SAVAŞLARI ‘nda kendi yerini biraz daha güçlendirme amacı geliyor. Malum GMail ile bu gibi dertlerden uzak bir şekilde her türlü e-posta istemcisi ile e-postalarımızı okuyup, yazabiliyoruz. Microsoft da hem Office ailesinin hem de Hotmail ‘in kullanımını yaygınlaştırmak için bu plug-in ‘i çıkarmış olmalı.
Ürünü denemek isteyenler buradan indirebilirler. Şimdilik benden bu kadar. Sağlıcakla kalın…
Recent Comments