Category Archives: OPEN SOURCE

OPEN SOURCE NE ZAMAN TEHLİKELİDİR?

open_source.jpgUzun zamandır blogumda tartışmaya açmayı düşündüğüm bir konu var , o da kurumsal alanda Open Source kullanımı üzerine… Ne zaman bir blogda yada mail grunda Open Source ‘u destekleyen bir haber yada yazı paylaşılsa bunlara karşı ortaya hep aynı karşıt görüşler atılıyor. Kurumlarında Open Source ürünleri kullanmayan veya istemeye istemeye kullananlar hep şu açıklamayı yapıyor: Open Source iyi güzel ama totalde maliyetleri göründüğünden daha fazla oluyor. (TCO: Total Cost of Ovnership) Herkesin en büyük sıkıntısı bu ürünlerde sorun yaşadıklarında ciddi manada yardım alabilecekleri bir danışman bulamamaları yada buldukları danışmanların uçuk fiyatlar talep etmesi. Bir diğer şikayet edilen nokta ki bu daha sık gündeme geliyor: Open Source ürünlerle çalışan ekibimizdeki kişiler bu ekipten ayrıldığında çok büyük problemler yaşıyoruz yada bu adamlara ekibimizden ayrılmamaları için daha fazla para ödemek durumunda kalıyoruz. Yani ürüne ödemediğimiz paranın (hala insanların aklına Open Source denildiğinde para geliyor??) daha fazlasını çalışanlara ödüyoruz. Özetle yöneticiler bu ürünleri kullanarak uygulama geliştiren çalışanlarının ANAHTAR ADAM olmalarından şikayetçiler. Read more »

Açık Kaynak Kodu ve Etrafında Olanları Hissedebilmek (Konuk Yazar: Oğuz DAĞ)

duke-n-friends.png“Yaşıyor bu, canlı, hissedebiliyorum… ”

Açık kaynak projelerde kod yazıyorsanız, bu projeleri kullanıp bulduğunuz bug’ları giriyorsanız, hepsinden önemlisi bu bug’ların çözüldüğünü görüp bunları hemen uyguluyorsanız, kullanacağınız en güzel cümle yukarıda yazdığım cümle olacaktır.

Evet açık kaynak projelerin çoğunluğu canlı birer organizma gibidir. Daha önce yazdığım “Kötü misal emsal olmaz mı?” isimli yazımda da belirttiğim gibi, açık kaynak proje sadece kodların açılması değildir. Bununla ilgili daha önce yaşanmış sadece kodlarını açarak açık kaynak dünyasının nimetlerinden yararlanmak isteyen bazı projeler çıkmış, aşı tutmamış ve talihsiz bir şekilde bu maceralar sona ermiştir. Bundan çıkarılan sonuç ise önemli olanın kodun kendisi olmadığı, etrafında oluşan kümenin aslında önemli olduğudur. Merkezde bulunan kodlayıcılar ve (varsa) konfigürasyon yöneticileri ile bunların etrafını saran aktif-kullanıcılar (proje ve sistem ile interaktif bir şekilde uğraşan dinamik kullanıcılar) açık kaynak topluluğu denilen canlı organizmayı oluştururlar. Bu canlı organizma bu elemanlardan herhangi birisinin yokluğunda tabir yerinde olursa kan kaybetmeye başlar, ve doğru tedavi uygulanmazsa, yaşamı sona erer. Bu nedenle, eğer açık kaynak bir uygulamaya karşı herhangi bir sempatiniz, bir ilginiz var ise; unutmayın açık kaynak topluluğun size de ihtiyacı olabilir ve siz de bu topluluğa katılabilirsiniz. Bunun için illa ki kod yazmanıza gerek yok (yazarak yardımcı olsanız iyi olur tabi ama), yazılan kodları kullanıp, topluluğa fikirlerinizi, yorumlarınızı dönmeniz dahi yeterli olacaktır.

Açık kaynak topluluğunun en güzel örneklerinden birisi “Hudson”dır. Aktif olarak yer aldığım bir topluluk olduğu için söylemiyorum, şu anda revaçta olan bir proje olduğu için de söylemiyorum, bence CruiseControl’den sonra onun tahtına oturabilecek bir Sürekli Entegrasyon aracı olduğu için de söylemiyorum. Forumlarına girdiğim için, bug report’larını okuduğum, kodlarını checkout edip inceledeğim için söylüyorum. Yani canlı olduğunu hissettiğim için söylüyorum. Arada geçen şu şekilde diyaloglar sanırım ne anlatmak istediğimi size daha iyi gösterecektir.

Kullanıcı : Hudson’ı çalıştırdım, herşey güzel ama X issue management portal ile entegrasyonuna dair herhangi bir şey göremedim.

Kodlayıcı : Evet henüz o konuya zaman ayıramadık, ama bize yardım etmek istersen, her tür yardımı kabul ederiz.

Kullanıcı : Olur, kodları alayım, bakalım ne yapabiliriz.

Bunu okuyunca dahi ruhu hissedebilirsiniz.

Daha önce defalarca belirttiğim gibi her ne kadar açık kaynak projeler, ileride büyük abileri tarafından farkedilip alınsalar da, gelişim ve olgunlaşma süreçlerinde tamamen paylaşımcı ve ortak bir ruh ile götürülmesi ve maddi çıkarların düşünülmemesi gereken projelerdir. Çünkü ancak bu ruh ile davranılırsa başarı gelir. Umarım açık kaynak topluluğuna adım atmanızda bir zerre olsa yardımım dokunur.

Oğuz DAĞ
http://ozidethonjava.blogspot.com/

ECLIPSE SOURCE ATTACHMENT

Bitirme projem nedeniyle bir süre Visual Studio ile haşır neşir olduktan sonra şimdi de iş dolasıyla Eclipse ‘e geri dönüş yaptım. Bu geçiş sırasında ister istemez bazı kıyaslamalara gidiyorum.

Geçen hafta Eclipse 3.2 ‘yi kurduktan sonra bir kaç satır kod yazıp IDE ‘ye yeniden adapte olmaya çalıştım ama bir eksiklik hemen gözüme çarptı.

Kullandığım metodlar noktaya basınca yada CTRL+Space yapınca listeleniyordu fakat bu metodlara ait açıklamaları göremiyordum. Belliydi ki bir yerlerden JDK ile standart olarak gelen sınıflara ait kaynak dosyaları bulup Eclipse göstermem gerekiyordu.

Bölümden arkadaşımın yolladığı linki takip ederek sorunu çözmeye çalıştım ama kendimce daha basit bir yol buldum. Eclipse ‘i açıp sıkça kullandığımız System.out ‘u yazıp üzerine sağ tıklayarak “Open Decleration” dediğinizde kaynak kodunun bulunmadığını söyleyecek ve browse edebilmeniz için bir pencere açacaktır. (Source Attachment dialog)

Bir diğer yol olarak da Project Properties->Java Build Path -> Libraries yolunu takip edip listelenen kütüphanelerin yanındaki ” + ” işareti ile expand ederek “Source attachment” üzerine tıklayıp sağdaki menüden Edit diyerek de Java kaynak dosyalarını gösterebilirsiniz.

JDK ile standart Java kütüphanelerine ait kaynak kodlar da gelmektedir. Windows platformu için jdk kurulumunu yaptığınız ana dizinde src.zip dosyasının içinde kaynak kodlar yer almaktadır.

Zamanla Eclipse ile ilgili daha faydalı yazılar yazmaya çalışacağım. Hatta bundan 6-7 ay önce Eclipse için bir mail grubu kurmak adına ufak bir girişimde bulundum ama sadece grubu kurup bıraktım. Belki zamanla o mail grubunu da hayata geçiririm. Ne de olsa Eclipse JAVALOPER ‘lar için standart olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

Ek kaynak olarak buraya bakabilirsiniz.