BEN GEÇERKEN… [A Blog by İBRAHİM DEMİR ]
İBRAHİM DEMİR’ İN RESMİ WEB SİTESİ
İBRAHİM DEMİR’ İN RESMİ WEB SİTESİ
Jul 1st
Merhabalar;
Axis2 web uygulaması ile birlikte sunucu ve istemci arasındaki SOAP mesajlarını izlemeniz ve neler olup bittiğini görebilmeniz için SOAPMonitor uygulaması daha doğrusu modülü geliyor.
Elbetteki SOAP mesajlarını izlemenin tek yolu bu araç değil. İnternette bu iş için pek çok uygulama bulabilirsiniz hatta Ecplispe J2EE versiyonuyla gelen TCP/IP Monitor ‘den de faydalanabilirsiniz. Fakat söz konusu uygulama sunucuları olunca stand-alone bir java uygulaması çalıştırmak yerine web arayüzü üzerinden herkesin erişebileceği bir uygulama haliyle tercih sabebi oluyor.
Axis2 de beraberinde SOAPMonitor’un applet versiyonuyla geliyor fakat bu applet uygulmasını çalıştırmak için ufak bir değişiklik yapmanız gerekli. Her ne kadar bu adreste yazılanları harfiyen yapsam da bir süre aşağıdaki hata mesajıyla boğuştum.
java.lang.ClassNotFoundException: org.apache.axis2.soapmonitor.applet.SOAPMonitorApplet.class
Uygulama sunucumun classpathinde ilgili sınıfın yüklendiğini kontrol etmeme rağmen applet uygulamasını bir türlü çalıştıramamıştım. Okuduğum yazılar sonucunda appletin çalışması için gerekli sınıfları axis2.war uygulamasının içinde o dizin senin bu dizin benim diyerek dolaştırdım ama bir türlü sonuç alamadım. Tabi en basit yer aklıma gelmemişti…
Sınıfları war uygulamasının ana dizinine ekleyince hiçbir sorun kalmadı. Siz de ekteki zip doyasını axis2.war dizinine açtıktan sonra SoapMonitor hizmetinizde olacaktır.
axis2.war\org\apache\axis2\soapmonitor\applet\*.class şeklinde bir hiyerarşiyle açmış olmanız lazım.
Daha sonra da uygulama sunucunuzu ayağa kaldırıp aşağıdaki adresten SoapMonitor uygulamasına erişebilirsiniz.
http://localhost:8080/axis2/SOAPMonitor (8080: uygulama sunucusunun çalıştığı port)
SoapMonitor kurulumu işte bu kadar. Ne şekilde kullanılacağı ve hangi durumlarda hayat kurtarıcı olacağını da ayrı bir yazı ile anlatmayı planlıyorum.
Sağlıcakla kalın.
Jun 14th
Merhabalar;
Uzun zamandır blogumdaki Konuk Yazar köşesini harektlendirmeyi düşünüyordum ve bu defa kurbanımı yakın çevremden.Hatta yan masadan seçtim. Bu defaki konuk yazarımız ekip arkadaşım Emrah Kocaman. Emrah’ı cuma günü blogum için yazmasını istediğim yazıyı bugün elime ulaştırdığı için ayrıca tebrik ediyorum. Bu kadar hızlı bir geri dönüş beklemiyordum. Ama yazısı tam beklediğim gibi olmuş. Kendisi şu aralar Open-Source ürünlerle çok fazla zaman harcadığı için paylaşım odaklı bir yazı yazması beni hiç şaşırtmadı. Tabi kullandığı ürünlerle ilgili teknik bir yazı da isteyeceğim kendisinden. Lafı daha fazla uzatmadan sizleri nam-ı diyar Commons-Emrah’ın yazısı ile başbaşa bırakıyorum…
—–
Hali hazırda quartz ya da commons-vfs gibi API’lerle oldukça haşır neşir olmuşken içimden bol kod örnekli sayfa sayfa yazı yazmak gelmişti. Ne yazacağımı toparlamaya çalışırken yanlızlıktan mı bilinmez neden Java geliştirici olmayı tercih ettiğimi sorgularken cevabını bulmam çok uzun sürmedi. “Paylaşmayı seviyorum
”
Açık kaynak kodlu dünyanın temel prensibi olduğuna inandığım paylaşım isteği, tabiki insandan insana ve ortamdan ortama farklılıklar gösteriyor.
Bana kalırsa bilişim seköründe iki tip insan var.
1) Hayat boyu öğrenmeyi vazife edinenler
2) Bildiklerim bana yeter diyenler.
İlk grup devamlı araştırma ve öğrenme konumunda olan insanlar. Bildiklerini paylaşmaktan çekinmeyen ve bulundukları her projeye büyük katkılar sağlayan, paylaştıkça parlayan insanlar.
İkinci grubu ise paylaşmayı sevmeyen insanlar oluşturuyor. Bildikleri yıllar öncesine dayanan ve yıllardır kendini tekrar eden insanlar, paylaştıkça birilerinin onlardan daha üstün olabileceği korkusuyla bildiklerini kendine saklarlar.
Bilişim sektörü için konuşacak olursak, hergün gelişen ve değişen yazılım teknolojilerini öğrenmekten başını kaşımaya vakit bulamayan bilişim işçileri bence isteselerde istemeselerde birinci gruba doğrudan dahil oluyorlar (İbrahim’i ve kendimi bu yolda görüyorum
).
İkinci grupta ise artık sadece rutin işleri yapan, sorumlu olduğu katmanı bir milimetre dahi ileri götüremeyen, paylaşmaktan hoşlanmadığı gibi kendisine dışarıdan yöneltilen önerileri hakaret olarak kabul edenler var. Doğruluğu tartışılır elbette fakat benim tespitim insanların tecrübe kazandıkça bu tanıma dahada yaklaştıkları yönünde.
Bu yazıyı okuyan insanların zaten birinci grupta olduğunu varsayarak paylaşmaya, hayat boyu öğrenmeye devam diyorum…
Herkese iyi çalışmalar…
Nov 23rd
Merhaba;
Uzun bir aranın ardından tekrar blog yazmaya çalışıyorum. Zaten cümleleri kurmakta yaşadığım zorluk ne kadar uzun zamandır blog yazmadığımı yüzüme vuruyor. Bakalım becerebilecke miyim?
Geçtiğimz hafta izlediğim ve çok beğendiğim bir video linkini paylaşmak istiyorum. “Atlassian Core Values” . Videoda Atlassian firmasının ne şekilde çalıştığını ve hangi değerleri baz aldıklarını görebilirsiniz.
Genelde bu gibi videoları izleyenlerde 2 tür fikir belirir:
1-Yok böyle birşey. Sırf video çekiliyor diye böyle bir ortam yapıp dümenden “Çok Mutlu, Çok Dürüst ve Arkadaş Canlısı” bir ortam oluşturuyorlar.
2- Vay beee. Türkiye ‘de ne mümkün. Gelin de bizim şirketin haline bakın. Keşke olsa da yesek…
(Sizde bunların dışında bir düşünce belirdiyse yazıya yorum olarak ekleyebilirsiniz.)
Ama şunu söyleyebilirim ki ufak bir Youtube ve Google araması ile Atlassian firması hakkında pek çok eğlenceli videoya ulaşabilirsiniz.
Atlassian ürünlerini yoğun olarak iş hayatımda kullanıyorum. Her ofis çalışanı gibi “Milliyet.com.tr” adresini açtıktan sonra şirketimize ait JIRA ve CONFLUENCE sayfalarını açıyorum. Bu ürünleri kullanmayı alışkanlık haline getirirseniz zaten vazgeçme gibi bir lüksünüz kalmıyor. Tabi alışkanlık haline getirmek , getirtmek biraz aman alıyor. (Bknz: Yeni Müşteriler) .
Ürünlerin başarısı zaten ortada. Dünyada kullanan firmalara bakarsanız, yada Open-Source bir ürünle ilgili bir hataya denk geldiyseniz er geç aramanızda bir Jira Issue sayfasına düşersiniz. Ve zaman içerisinde ürünlere kazandırılan özellikleri de göz önüne alırsak firma çok iyi bir şekilde ilerliyor diyebiliriz.
Bu başarının arkasında doğru zihniyet, iyi niyet ve düzgün çalışma koşulları olduğuna innaıyorum ben. Çalıştığınız ortamın fiziksel koşulları, aydınlatması, havalandırması, sıcaklığı, gürültü seviyesi yazılım gibi yüksek konstrasyon gerektiren işlerde çok önemli. Bunun yanına ortamın psikolojik rahatlığı da eklemek gerekir. Çalışana güvenmek, sorunmluluk vermek, tek hayatının işi olmadığını kabullenmek, gaza getirip iş yüklemekle motive etmek arasındaki çizgiyi bilmek bu başarının kriterlerinden olsa gerek.
Tabi video içerisinde geçen DFTC (Value 3) kavramı var ki başlı başına bir blog yazısı olur. İşimizi böyle yapabilecek olgunluğa ne zaman sahip oluruz bilemiyorum. Ama üstlerimizin, yöneticilerimizin yaklaşımının bizi büyük ölçüde etkisi altına aldığıortada. Yani üst taraf müşteri memnuniyetini (görsel değil gerçek memnuniyet) ne akdar önemserse alt taraf da işini o kadar iyi yapma sorumluluğunu üzerinde hisseder. Ama biz de genelde işporta usulü ürünü satana kadar “Beyim,ağam,paşam” sonra da çantayı al ve kaç yaklaşımı hakim.. (Aksini görenler güzel örnekler verip içimizi açabilirler.)
Belki bizler de uygulama geliştiricilerimize bu imkanları sağlarsak ve yönetim tarafında daha olgun bir zihniyetle çalışırsak bir gün Atlassian gibi firmalar çıkarabiliriz..
Mutlu pazarlar…
Jun 22nd
Cuma günü öğleden sonra şirket yöneticilerinin bilgilendirmesi sonucu Measurement Workshop için Ankara ‘ya gideceğimi öğrenmiş bulunuyorum. Nedir bu Measurement Worskhop ? Nerden çıktı bu şimdi ? şeklindeki sorular eminim sizin de aklınıza gelmiştir.
Bildiğiniz üzere Cybersoft CMMI sertifikası almış durumda. Bu kapsamda Cybersoft ‘u değerlendiren Resmi CMMI denetçisi (Lead Appraiser) Wayne LittleField bu defa da Ankara ‘da yürütülen VEDOP projesini değerlendirmek için Ankara ‘da olacak. Oradaki Kalite Ekibi ‘nin talebi doğrultusunda bu değerlendirme sürecinin ilk üç günün Ölçüm Teknikleri konulu bir çalıştaya ayrılması kararlaştırılmış. İstanbul ekibini temsilen de çalıştaya ben katılıyor oalcağım. Çalıştayın içeriği ise şöyle:
Daha evvel buna benzer bir çalıştay İstanbul ‘da farklı bir kurum tarafından düzenlenmişti fakat istenen uçuk rakamlar ve zaman yetersizliği nedeniyle katılamamıştım. O nedenle bu çalıştaya dahil olmak benim için çok iyi bir fırsat. (Her ne kadar 3 günlük ayrılık zor gelse de … [Anlayan anladı...])
Umarım İstanbul ‘dan ayrı geçireceğim 3 güne (23-24-25 Haziran) değecek keyifli bir çalışma olur. Tabi asıl iş çalıştay sonrasında başlayacak benim için. Çünkü çalıştaydan öğrendiklerimi özellikle de Planning and Performing Measurement başlıklarını İstanbul ‘da yürüttüğümüz projede uygulamam bekleniyor benden. Bunun için hem gerekli planı yapacağım hem de ihtiyaç halinde elimizdeki framework ‘e bu iş için gerekli eklentileri yapacağım.
Ankara dönüşü çalıştay notlarımı yeni bir blog yazısı ile aktarmayı planlıyorum. Bir sonraki yazıma kadar sağlıcakla kalın…
Jun 14th
Adı artık Silverlight ile eşleşen , her türlü Silverlight konulu etkinlik,makale vs.’nin altından çıkan sevgili dostum Daron Yöndem yaptığı farklı çalışmaların arasına bir yenisini daha ekledi ve Soru Sorma Merkezi projesini hayata geçirdi.
Bir akşam sohbeti sırasında ne yapsak nasıl bir proje ile sektöre farklı bir soluk getirsek diye konuşurken bu proje ortaya çıktı. Daha da önemlisi Daron bu projenin arkasında durarak üzerine düşeni yaptı. Açıkcası pek çok arkadaşımla bu konular üzerine fikir paylaşımında bulunuyorum ama Daron diğerlerinden farklı olarak çok hızlı bir şekilde fikirleri hayata geçirebiliyor. (Teknik beceri sanırım burada önemli bir kriter…)
Projenin gelişimini benimle paylaşan, beta sürümünde fikir vermem amacıyla benimle iletişimini koparmayan arkadaşıma yeni projesinde başarılar diliyorum. Bu gibi bir proje hali hazırda yapılan ama e-mail ortamlarında kaybolup giden soru cevaplama işini daha sistematik ve herkes tarafından erişilebilir kılacak. İş yerinde de Wiki ortamımızda oturtmaya çalıştığım bu prensibin ne kadar başarılı olacağını hep birlikte izleyip göreceğiz.
Soru Sorma Merkezi ‘nde sadece Daron değil sizler de sorulara cevap verebileceksiniz. Tabi herhangi bir yanlış bilgilendirme olmaması amacıyla verilen cevaplar Daron ‘un onayından geçecek. Öte yandan bu gibi bir alt yapı sizler de oluşturmak yada nasıl yapılır sorusuna cevap bulmak isterseniz projenin kaynak kodları açık ve buradan indirilebilir durumda.
Bu yeni projenin hem Daron ‘a hem de Web projesi yapan arkadaşlara hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bakalım Daron nasıl bir cevaplama performansı sergileceyek. Belki de bizden de bir Thomas Kyte çıkar ne dersiniz?
Jun 13th
Bu sektörde olup da herhangi bir e-posta grubuna üye olmayanınız yoktur sanırım. Nice umutlarla üye olup sonra da mesajlar arasında kaybolduğum e-posta gruplarının haddi hesabı yok. Hatta bazı gruplarda moderatörlük yaptığım için bu gibi ortamların amaçları dışında kullanımına pek çok kez şahit oldum.
Sorulan ciddi sorular cevap bulamazken , kişilere yönelik atışmalar günlerce durmak bilmiyor. Yada ortaya atılan saçma sapan bir kod bloğu insaların günlerine mal olabiliyor. Hoş ortaya kod bloğu atılmasında sorun yok ama verilen cevaplar bir süre sonra asıl sorunun unutulduğu yönünde bir izlenim bırakıyor.
Tüm bunlara rağmen takip ettiğim ve TDD (Test Driven Development) hakkında çok güzel şeyler öğrendiğim JUnit e-posta grubu var. Geçtiğimiz günlerde belirli aralıklarla yayınlanan JUNit Etiquette yine yayınlandı. Bakın bir e-posta grubunda olmaması gerekenleri ne şekilde ifade etmişler:
Around here, we love testing. Not only do we love testing, we love to
discuss any and all aspects of testing, often with enthusiasm and
passion. This is good, This is the reason that this mailing list
exists. On top of all this, we are very keen to help others understand
this strange affliction we have; medical name “testus infectus”,
better known as being test infected. We love to answer questions and
help those new to the joy move further down the road towards test
enlightenment. In the classic spirit of hospitality, our list is your
list, our test cases are your test cases. Please make yourself at home
and enjoy the journey.
That said, there are some things that we don’t love, so sit tight and listen up.
We don’t love people who haven’t, or won’t, read the JUnit Frequently
Asked Questions (FAQ) document, lovingly maintained by Mike Clark or
the “Smart Questions” document written and maintained by Eric S.
Raymond. Here are the links, go forth and read …
http://junit.sourceforge.net/doc/faq/faq.htm
http://www.catb.org/~esr/faqs/smart-questions.html
We don’t love people who think that we’ll do their homework
assignments for them. Back when I was a lad, we didn’t have the
Internet and we had to do our own homework assignments without the aid
of all the knowledge and information that you have available to you
today. (And yes, now that you ask, I did walk uphill both ways to
school through the snow.)
We don’t love people who are incapable of using a search engine, but
are yet somehow capable of signing up onto this mailing list so that
they can ask questions that ten seconds of searching would reveal the
answer to. Learn how to use a search engine. Around here, Google seems
quite popular. Here’s a link; learn to love it and use it.
We don’t love job postings. We do love having jobs (or at least, we
like the pay) and we do like to look at job postings, but we like to
look at them in more logical places like job websites. So, please
don’t be upset when a moderator deletes your carefully worded prose
describing yet another testing job.
We don’t love thread hijacking. That’s when you start a different
subject by replying to a previous conversation and not even changing
the subject line. We like to discuss a variety of subjects, so please
feel free to be inspired to ask side-questions during ongoing
conversations. Just do so by starting a fresh thread with a unique
subject line.
Lastly, we don’t love people who whine, moan and generally sound like
petulant children after they’ve been told that they have violated one
of the “laws of the land” around here. It’s a big old Internet; feel
free to take your questions and/or tantrums somewhere else if you
don’t like the way we do things around here.
Özetle bizdeki e-posta grupları için de bu tür bir uyarı yazısı lazım… Tabi okuyan ve uyan olursa…
(Bloguma gönderdiğim postlar yüzünden hayrete düşen eşin dostun hayretlerini ve “Aaa İbrahim hangi dağda kurt öldü ” şeklindeki şaşkınlık ifadelerini gizlemelerini rica ediyorum
)
Recent Comments