Geçtiğimiz haftadan bu yana üzerinde çalıştığımız projenin test aşamasını iyileştirebilmek (yada gerçekleştirebilmek) adına
Unit Testing ve Test Driven Development ile ilgili araştırmalar yapıyorum. Bu süreçte bir yandan birşeyler öğrenme bir yandan da bu öğrendiklerimi hali hazırda yürüttüğümüz projeye uygulama şansına sahibim. Bu nedenlerden ötürü geçtiğimiz haftayı Unit Testing ve Test Driven Development üzerinde araştırma yaparak geçirdim. Bu noktada bana düşen en önemli görev developer arkadaşları Unit Test yazmanın bir lüks değil bir gereklilik olduğuna ikna etmek. O nedenle bu gerekliliğe kendimi iyice inandırmaya çalıştım ve yüzlerce linki , yazıyı taradım. Bu süreçte öğrendiklerimi belirli başlıklar altında sizlere paylaşmak güzel olacaktır diye düşündüm.
(NOT: Test-Driven Development = Test Güdümlü Yazılım Geliştirme ,Unit Test= Birim Testi olarak kullanılacaktır.)
Test Güdümlü Yazılım Geliştirme Nedir?
Test Güdümlü Yazılım Geliştirme: önce gerekli test koşullarını yazıp ardında da bu testleri geçecek ve hedeflenen işi yapacak kodu yazmayı öngören bir yazılım geliştirme modelidir.
Bu yazılım geliştirme modeli dahilinde aşağıdaki adımlar izlenir:
• Öncelikle yazılımın ilgili birimi için basitçe bir test yazılır.
• Bir sonraki adımda teste tabi tutulacak birim yazılır.
• Eğer o birim, testi geçerse test geliştirilir ve birim tekrardan test edilir.
• Eğer birim testi geçemezse gerekli değişiklik yapılır ve tekrar test edilir.
• Birim son halini alana kadar her değişiklikte test edilir.
• Birim beklenen işi gerçekleştiriyorsa ve tüm testleri geçiyorsa süreç tamamlanır.
Test Güdümlü Yazılım Geliştirme , geliştirme sürecimizi hem hızlandırır hem de iyileştirir çünkü yazılan kodların bir hata durumunda tekrardan yazılması veya hatanın bulunmaya çalışılması ciddi bir maliyet oluşturur.
Test Güdümlü Yazılım Geliştirme yöntemi bir Sürüm Yönetim Sistemiyle birlikte kullanılırsa çok daha verimli olacaktır çünkü bu yaklaşım hata durumunda tüm testleri geçen sürüme geri dönülmesi kolaylığını getirir ve de kodun içerisinden hata ayıklamaktan daha efektiftir.
Birim Testi Nedir?
Birim Testi yazılım projemizdeki her bir birimin (Object-Oriented Programming çerçevesinde en küçük birim sınıftır) doğru bir şekilde çalışıp çalışmadığını anlamak amacıyla oluşturduğumuz testtir.
Birim testi hem Test Güdümlü Yazılım Geliştirme Sürecini kolaylaştırır hem de uygulamamızın her bir biriminin sorunsuzca çalıştığından emin olmamızı sağlar.
Neden Önce Birim Testi Yazılmalıdır ? (Test-First Approach)
Yazılım geliştiriciler için Birim Testi yazmanın yada Test Güdümlü Yazılım Geliştirme Süreci ‘ne adapte olmanın en zor noktası henüz yazılmamış bir birim için test yazmaktır. Bu noktada alışkanlıkların değiştirilmesi biraz zaman alabilir.
Testi , işi yapacak birimden önce yazmamızın nedeni: testi yazabilmek için o teste tabi tutulacak birimin ne iş yapacağını iyice anlamamızı gerektirmesidir. Eğer ilgili birimin verilen giriş bilgisine karşılık çıkışta ne üreteceğini iyice anlamışsak ancak o koşulda testini yazabiliriz. Testi yazdıktan sonra da o testi geçecek kodu yazmak daha kolay olacaktır çünkü testin yazımı sırasında o birimin yapacağı iş kafanızda netleşmiş olur.
Birim testini önce yazmak konusunda yapılan en büyük hata; ilk seferde doğru testi ve bu teste uygun birimi yazmayı hedeflemektir. İlk başta hem test hem de teste tabi tutulacak birimde hatalar ve eksiklikler olabilir fakat test ve düzeltme süreci yukarıda bahsedildiği şekilde tekrarlandıkça bu süreç sonunda ortaya daha kaliteli ve daha güvenilir bir ürün ortaya çıkacaktır.
Birim Testini Projemdeki Hangi Bileşenler İçin Yazmalıyım?
Bu noktada karar uygulama geliştiriciye aittir. Fakat Nesne Yönelimli Programlamada genel yaklaşım bir sınıf içerisindeki tüm public metodlar için birim testi yazmak yönündedir.
Öte yandan değişkenlere erişimi düzenlemek amaçıyla kullandığımız (Accessors- Mutators) metodlar ve bir bakışta işlevi anlaşılıp hata olduğunda kolaylıkla bulunabilecek metodlar için birim testi yazılmayabilir.
Tüm metodlar için birim testi yazmamanın tek dezavantajı projemizin Code Coverage (Code Coverage:Bir projedeki test edilen kodların, tüm kodlara oranı ) yüzdesini düşürmesidir.
Birim Testi ile İşlevsellik Testi (Functional Test) Arasındaki Temel Fark Nedir?
Birim Testi uygulama geliştiricinin kendi perspektifinden, yazdığı kodun doğru çalışıp çalışmadığından emin olmak amacıyla yapılırken , İşlevsellik Testi kullanıcının perspektifinden bakılarak yazılan kodun kullanıcı ihtiyaçlarını karşılayıp karşılamadığını tespit etmek amcıyla yapılır.
Birim Testi kod yazımından önce yapılırken , İşlevsellik Testi ürün müşteriye verilmeden evvel yapılır.
Birim Testinin Yazılım Geliştirme Sürecine Katkıları Nelerdir?
• Refactoring işlemlerini kolaylaştırır: Tüm birim testlerden başarıyla geçmiş bir kod bloğu üzerinde refactoring yaptığınızda kodunuzun bozulup bozulmadığını birim testini tekrar çalıştırarak rahatlıkla anlayabilirsiniz.
• Sonradan ortaya çıkabilecek hataların oluşturacağı maliyeti en aza indirir.
• Yazılımış kodları inceleme (Code Inspection) işleminden daha kolay ve daha verimlidir.
• Uzun vadede testsiz kod yazmaktan daha hızlı kod yazmayı sağlar çünkü aynı kodların hata durumunda tekrardan düzenlenmesi ihtiyacını en aza indirger.
• Birim testi yazmak, bizleri yazacağımız kodun işlevini en ufak detayıyla anlayama iter çünkü işlevini tam olarak anlayamadığımız bir birimin testini yazma şansımız yoktur. Bu da yazılan birimlerin daha doğru olmasını sağlar.
• Yazılan kodlar için bir çeşit dökümantasyon sağlar çünkü yazılan test koşulları incelenerek o kod bloğunun işlevi rahatlıkla anlaşılabilir.
Yukarıda bahsi geçen konularla ilgili öğrenme sürecim hala sürüyor o nedenle blogumda bu konuyla ilgili paylaşımlara devam edeceğim. Kısa bir süre içinde bu konuyla ilgili faydalanabileceğiniz linkleri kategorize ederek sizlerle paylaşmayı planlıyorum. Şimdilik benden bu kadar. Bir sonraki yazıma kadar sağlıcakla kalın…
NOT: Bu gece 3 gün sürecek ufak bir İzmir tatiline çakacağım. Umarım orada da blogumu güncellemeye fırsatım olur?
Daha önce blogumda IBM ve Microsoft ‘taki yaz okulu ve staj çalışmalarından bahsetmiş ve bunların önemini vurgulamıştım. Bu sırada çok önemli bir çalışmayı atladığımı fark ettim ve geç de olsa yolun başındaki arkadaşlara yol göstermesi açısından bu konuyu bloguma taşımaya karar verdim.
Bitirme projem sırasında Visual Studio ‘da en sevdiğim ve sıklıkla kullandığım özelliklerden bir tanesi de Server Explorer idi. Hatta eğer bağlantı kuracağınız sunucu yerelinizde değilse SQL Server 2005 Management Studio ‘dan daha hızlı çalıştığını da söyleyebilirim. Bu güzel özelliği Eclipse ‘e de kazandırmak gerekli diye düşünürken karşıma
Artık Quantum DB ‘nin görsel ayarları tamam. Tek yapmanız gereken Veritabanı sunucunuzun çalışır halde olup olmadığını kontrol etmek ve Database Bookmarks alanına New Bookmark ile eklemek. Burada en önemli nokta uygun sürücüyü Quantum DB ‘ye göstermek. Açılan JDBC Driver penceresinden Add Driver ile veritabanı yönetim sisteminize ait sürücüyü eklemeniz gerekir. (İlgili sürücüleri kullandığınız DBMS ‘in üreticisine ait web sitesinden indirebilirsiniz.) Bir sonraki adımda da ilgili DBMS için gerekli bağlantı bilgilerini verip, bu bookmark ‘a bir ad vererek işleminizi tamamlayabilirsiniz. ( MySql için yandaki resimde örnek bir bağlantı gerçekleştirdim.)
Çalışma hayatına atılmam ile birlikte kendim için yaptığım işlere ayırdığım vakit de daraldı. Kendimi geliştirmek adına yeri geldiğinde günde 25-30 arasında blog yazısı yada makale okurdum. Fakat çalışma hayatı bunlara yavaş yavaş engel olmaya başladı. Ben de çözüm olarak okumayı planladığım makalelerin çıktısını alıp serviste okumaya karar verdim. İş yerim Anadolu yakasında evim ise Avrupa yakasında olduğundan yolda gün içerisinde yaklaşık 3 saatimi geçiriyorum. Bu zaman dilimi de birşeyler okumak için ideal. (Malesef Musta Abi gibi yolda
Recent Comments