Category Archives: HABERLER

UYUMSUZLUĞA MICROSOFT ‘TAN ÇÖZÜM GELDİ

Internet Explorer 7 ‘ye geçiş sırasında ciddi problemler yaşanlardan biriyim ben de. Neyseki artık hayatımda IE ‘nin pek bir yeri kalmadı. Fakat bu durum herkes için geçerli değil elbette. Israrlı ve sadık Microsoft kullanıcıları hala IE kullanmaktan bir türlü vazgeçmiyorlar. (İşletim sistemine entegre olarak gelmenin avantajı böyle birşey olsa gerek) Microsoft da bu arkadaşları düşünerek User Agent String Utility v2.0 adlı aracını geçtiğimiz hafta yayınladı.

Bu araç sayesinde henüz IE 7 ‘ye adapte olamamış sitelere kendinizi farklı bir tarayıcından geliyormuş gibi gösterip bağlanqbiliyorsunuz. (Daha doğrusu daha düzgün görüntülüyebilemenizi sağlıyor) Bu ufak uygulamayı kurduktan sonra masaüstünüze oluşturacağı kısayol yardımıyla Internet Explorer ‘ı farklı bir User Agent bilgisiyle açabilirsiniz. Sisteme herhangi bir kayıt eklemieyen bu uygulamaın oluşturduğu kimlik sadece masaüstünüzdeki kısayol ile açtığınız pencere için geçerli oluyor.

Eğer Internet Explorer ‘a kalıcı olarak bu profili vermek istiyorsanız http://www.enhanceie.com/useragent.aspx adresindeki registry scriplerden faydalanabilirsiniz. EricLaw tarafından hazırlanan sitede Internet Explorer kullanıcılarının işine yarayabilecek çok faydalı scriptler ve eklentiler mevcut.

Microsoft ‘un bu tip bir araç çıkarması bana Microsoft MVP olan bir arkdaşım söylemiş olduğu: “Microsoft geriye uyumluluk konusunda dünyanın en iyi firmasıdır.” cümlesini hatırlattı. Geriye uyumluluk bu mudur , böyle birşey midir? Uydurmacılık nedir peki?…

user_agent.jpg

CEVABI KİM BİLİYOR?

word.pngCuma günü Erhan Burhan ‘dan gelen e-mail aracılığıyla WordPress ve altındaki tüm blogların erişime kapatıldığını öğrenmiştim. Türk Telekom ‘un DNS ‘ini kullanmadığım için durumu fark edememişim haliyle. Bundan ötürü abartıp Erhan ‘dan bir ekran görüntüsü bile istemiştim. (Gözümle görmeden inanmam dercesine)

Haftasonu bu erişm engelleme kararı tüm WordPress camiasının gündemindeydi. Ne oldu , ne olacak , nasıl kurtuluruz bu durumdan şeklinde sorular , erişim izninin çıkmasıyla son buldu. (Temizlenmeyen DNS cacheler yüzünden bazılarımız için bu sorular biraz daha uzun sürdü.)

Bugün de WordPress ‘in geliştiricilerinden Matt bu erişim yasağı ile ilgili olarak kendisine ulaştırılan açıklama metnini bloguna taşımış. İşin ilginç tarafı da o da ne yapacağını bilemeyip Türk kullanıcılara “ne desek” diye sormuş.

I’m curious, particularly amoung our Turkish community, what do you think we should do about this? How should we respond?

Buradaki metinde geçen “Biz size defalarca söyledik ama dikkate almadınız yada herhangi bir geri dönüş yapmadınız” şeklindeki imalar beni çok şaşırttı. Çünkü ben WordPress ile ne zaman iletişime geçsem mutlaka bir cevap alıyorum .Ya Matt yada Mark mutlaka bir cevap dönüyorlar. Böyle bir durumun ortaya çıkmış olması çok garip. Elbette kendilerine bu tip bir rapor olaşıp ulaşmadığını ancak WordPress ekibi bilir ve belki de bu durumla ilgili bir açıklama yaparlar. (En azından ben kendilerine bu soruyu sordum)

Sonuç olarak hiç de hoş olmayan ve itibarımızı zedeleyecek bir durumla karşı karşıya kaldık. İşin kötüsü bu durum karşında ne yapacağız sorunun cevabını WordPress ekibi de bilmiyor. Ee peki o zaman cevabı kim biliyor?

KARİYERİNİZE TURKCELL ‘DE YÖN VERMEYE NE DERSİNİZ?

turkcell_oracle1.jpgDaha önce blogumda IBM ve Microsoft ‘taki yaz okulu ve staj çalışmalarından bahsetmiş ve bunların önemini vurgulamıştım. Bu sırada çok önemli bir çalışmayı atladığımı fark ettim ve geç de olsa yolun başındaki arkadaşlara yol göstermesi açısından bu konuyu bloguma taşımaya karar verdim.
Turkcell ‘de son senelerde yoğun bir emek harcanarak R&D Software Development ekibine stajyer arkadaşlar alınıp , eğitilerek kariyerlerinde önemli bir adım atmaları sağlanıyor.

Eğer bu süreci yeterince iyi bir şekilde değerlendirirseniz kariyerinize Turkcell ‘de devam etme şansınız da var. Şöyleki staj döneminden sonra part-time çalışma şansına ardından da okul bitiminde full-time çalışma şansına sahip olabilirsiniz.

Her yılın Temmuz ayında başlayan ve Eylül ayının sonunda biten 3 aylık bir süreci kapsıyor bu staj dönemi. Burada 3 ay staj yapmak zorunlu. Yani yoğun ve ciddi bir staj dönemine hazırlıklı olun. Elbette bu dönem sonunda da kolay kolay hiçbir yerde elde edemeyeceğiniz bir bilgi birikimine sahip oluyorsunuz.

Staj döneminiz Turkcell ‘in kullandığı teknolojilere bağlı olarak Oracle ve Java ağırlı bir çalışma dönemini kapsıyor. Bu konularda üç aylık bir dönemi kapsayan teori ve uygulamayı birarada bulabileceğiniz bir staj dönemi geçiriyorsunuz. Burada Turkcell ve Oracle kelimelerini yanyana görmek sizlere birisini çağrıştırdı mı?

Evet bildiniz Hasan Tonguç YILMAZ. Eğer bu staj sürecine dahil olursanız Hasan Tonguç YILMAZ ile birlikte çalışma ve kendisinin deneyimlerinden faydalanma şansına da sahip olacaksınız. Kendisini tanıyanlar ve blogunu takip edenler Tonguç Abi ‘nin engin Oracle bilgisini sadece kendi işi için kullanmayıp etrafındaki kişilere çeşitli yollarla (forumlar,e-mail grupları , blog yazıları vb. ) paylaştığını bilirler. (O nedenle benim gözümde pek çok Oracle uzmanından daha değerlidir.)

Burada en önemli nokta paylaşımın ve iletişimin staj döneminden sonra da devam etmesi. Açıkcası benim öğrenciyken en çok imrendiğim ve başımı taşlara vurmama sebep olan nokta bu olmuştu. (Tonuguç Abi ‘nin Oracle Cost-Based Optimization çalıştayında stajyerlerine ne kadar çok değer verdiğini ve ne kadar çok şey kattığını görünce kıskanmadım desem yalan olur.)

Yazının başında da belirttiğim gibi şu anda staj süreci sürüyor. Bir sonraki alımlar seneye yapılacak ama şimdiden hazırlık yapmakta fayda var. Bu blog yazısına özel bir kaç da tüyo vereyim. Eğer Turkcell ‘deki bu staj sürecine kabul edilmek istiyorsanız önünüzdeki bu eğitim öğretim yılını çok iyi değerlendirin ve SQL, PL/SQL, APEX, JAVA konularına ağrılık verin. Bu noktada yapabileceğiniz en faydalı şey ara projenizi veya diğer derslerden aldığınız projeleri bu teknolojileri kullanarak gerçekleştirmek olacaktır.

Bu teknolojilerle ilgili olarak Oracle ‘ın sitesinde fazlasıyla kaynak mevcut. Ama ben yine de APEX (Application Express) ile yeni tanışacak olanların bu yazıya ve Oracle ile yeni tanışacak olanların da bu yazıya bakmalarını önereceğim. Turkcell ‘deki bu staj süreci ile ilgili olarak Hasan Tonguç Yılmaz ‘ın blogunda yazdığı bu yazıya bakmak da faydalı olacaktır. Yine aynı şekilde staj süreci hakkında bilgi alabileceğiniz diğer bir kaynak da şu anda hala stajyer olarak Turkcell ‘de bulunan Bilal Hatipoğlu ‘nun Blogu. Bilal gerçekten de çok yalın ve anlaşılır bir dille bu süreci ve öğrendiklerini bloguna taşımış. (Bu güzel paylaşımından ötürü Bilal ‘i tebrik ediyorum.)

Umarım bu blog yazısı öğrenci arkadaşlar için motive edici ve yol gösterici olur. Bu yıl içerisinde gereken çabayı gösterip yazıda bahsi geçen teknolojilere odaklanarak seneye siz de Turkcell ‘de stajyer olmaya ve kariyerinize yön vermeye ne dersiniz?

MICROSOFT OFFICE OUTLOOK CONNECTOR BETA

connector_beta.jpgGeçen hafta cumartesi günü e-posta ile gönderilen Microsoft Download Notifications aracılığı ile haberdar olduğum Microsoft Office Outlook Connector Beta ‘yı bu haftaiçi hem işte hem de evde deneme fırsatı buldum. (Deneme sürecini biraz uzatmış olmalıyım ki Outlook Connector ile ilgili yazılar diğer bloglardaki yerini çoktan aldı.)

Outlook Connector nedir diyenler için ürünün tanımını Microsoft şu şekilde yapıyor:

With Microsoft Office Outlook Connector Beta, you can use Microsoft
Office Outlook 2003 or Microsoft Office Outlook 2007 to access and manage your
Microsoft Windows Live Hotmail or Microsoft Office Live Mail accounts,
including e-mail messages and contacts, for free.

Yani Office Outlook 2003 veya 2007 kullanıcısı iseniz (İndirebilmek için geçerli bir lisansınız olmalı ) Microsoft tarafından verilen web tabanlı e-posta hizmeti Hotmail (Windos Live Hotmail) hesabınıza Outlook ile erişebilirsiniz. Bildiğiniz gibi önceden Outlook ile sadece ücretli Hotmail hesaplarına erişilebiliniyordu.

Aslında Outlook Connector alternatifsiz bir ürün değil. Mesela Microsoft ‘un bu işi yapan Live Mail Desktop ürünü vardı. Hatta duyar duymaz indirip denemiştim. Live ürün ailesinin klasik sorunu olan sistem kaynağı sömürme sorunu bu üründe de olduğu için sistemimden bir an evvel uzaklaştırmıştım. Ayrıca sırf Hotmail hesabıma erişim için Outlook ‘un yanında başka bir ürün daha kullanmak işime gelmemişti.

Sonra arkadaşım Erhan blogundaki bu yazıda Thunderbird ile bu işi nasıl yapcağımızı anlattı. Ama bir türlü doğru ayarı yapmadığım için sunucuya erişemedim. (Nedense yazıdaki aynı adımları takip etmeme rağmen yanlış sunucuya bağlanmaya çalışıyordu) Yine aynı şekilde iş yerinde Mozilla ürün ailesiyle (Thunderbird,firefox vb.) internete erişimde problem yaşadığımdan bu sevdadan da vazgeçmiştim. (Meselenin proxy ayarlarından olduğunu anlamam biraz vakit aldı)

Şimdi Outlook Connector ile Hotmail hesabımdaki postalarımı okuyuyorum. Ürünün en çok hoşuma giden özelliği ise sağ alt köşedeki server status alanında Mail Storage bilgisini göstermesi. Bir de downlaod mode özelliği sayesinde e-postalarınızın ister tamamını isterseniz de sadece başlıklarını inderebiliyorsunuz. (Downlaod Headers and Then Full Items, Download Full Items, Downlaod Headers) . Bu özellik sayesinde şu zamana kadar Hotmail sunucunuzda biriken postalarınızın tüm içeriğini indirme derdinden kurtulmuş oluyorsunuz.

Ürünün en sıkıntılı yanı ise beta aşamasındaki her Microsoft ürününden alıştığımız kitlenmeler. Özellikle de Outlook açıldıktan bir kaç saniye sonra sunucuya bağlanırken Outlook ‘u kullanılamaz hale getirebiliyor.

Microsoft ‘un bu tip bir ürünü neden piyasaya sürdüğünü düşündüğümde aklıma E-POSTA SAVAŞLARI ‘nda kendi yerini biraz daha güçlendirme amacı geliyor. Malum GMail ile bu gibi dertlerden uzak bir şekilde her türlü e-posta istemcisi ile e-postalarımızı okuyup, yazabiliyoruz. Microsoft da hem Office ailesinin hem de Hotmail ‘in kullanımını yaygınlaştırmak için bu plug-in ‘i çıkarmış olmalı.

Ürünü denemek isteyenler buradan indirebilirler. Şimdilik benden bu kadar. Sağlıcakla kalın…