Daha önceki yazılarımda askerlik sürecimden bahsetmişken , asker dönüşü iş arama sürecimi bloguma taşımazsam olmaz diye düşünerek bu yazıyı yazmaya karar verdim.
Askerlik bittikten sonra kısa bir dinlenme ve insani hayata adapte olma sürecinin ardından yaklaşık 20 günlük bir iş arama serüveninin içinde buluverdim kendimi. Kelimenin tam anlamıyla bir serüven oldu. Açıkcası iş görüşmelerimin çoğunu keyifle yaptım ve eğlenceli bir şekilde geçirdim bu süreci. Sanırım öyle yada böyle bir iş bulurum düşüncesi vardı aklımın bir köşesinde.
Öncelikle bu serüvenin sonucunu paylaşıp meraklarınızı gidereyim. 1 Temmuz 2010 itibariyle IBM Türk ‘te Innovation Center ‘da Teknik Danışman olarak çalışmaya başladım. (Yaptıklarım ve yapacaklarımla ilgili detayları ayrı bir yazı ile paylaşacağım) Tabi bu kararı verene kadar yaptığım yaklaşık 20 adet görüşmenin sonuçlarını değerlendirmek beni bir hayli yordu. Bu iş arama sürecinde kendime pek çok not çıkardım. Bu notlar hem iş arayanları hem de iş verenleri kapsıyor. Notlarımı da maddeler halinde aşağıda bulabilirsiniz.
- Bunu daha evvel size pek çok kişi söylemiştir ama ben yine tekrar edeceğim. Görüşmeye gideceğiniz şirketi tanıyın. Sadece web sitesinden referanslarına bakmak kalmayın, orada çalışan birilerini bulmaya çaba gösterin. Özellikle bilişim sektörü için sektör çok küçük diyebilirim. Mutlaka sanal ortamda da olsa bir tanıdık çıkacaktır. Baktınız hiç olmuyor bana sorun , ben mutlaka bir tanıdık bulurum
- Kılık kıyafet konusunda kararınızı görüşmeye gideceğiniz yerin profiline göre verin. Hele de yazın gereksiz yere gömlek, kravat ve ceket kombinasyonuyla kan ter içinde görüşmeye gitmeye gerek yok. Mesela bir bankanın görüşmesine gittiğimde akşam çıkışta düğüne gidecekmiş gibi hazırlananlar da vardı , görüşmeden sonra halı saha maçına gidecek gibi spor giyinenler de. Kıyafet konusunda orta yolu bulmak çok önemli. (Özellikle kravat takılması konusunda çok hassas bankalar var memleketimizde! Erkeklerin biraz daha dikkatli olmasında fayda var.)
- Mutlaka iş görüşmesine gideceğiniz zaman hem şirkete özel hem de kişisel beklentilerinizle ilgili soracak sorularınız olsun. Çalışacağınız birimdeki kişi sayısı , şirketin o anki müşterileri ve aktif projeleri ,gelir modeli, yönetim modeli ,yada özlük haklarınız ile ilgili sorular sorabilirsiniz. Siz soru sormazsanız onlar sorarlar, hem de çalışmadığınız yerlerden!
- Eğer şirketin personel arayışı acilse konu hızla maaşa gelecektir. Maaş beklentinizi söylemeden evvel sağlanan diğer hakları mutlaka sorun. Sigortanın tam maaş üzerinden yatması, yol , yemek, sağlık sigortası vs. Bunların sağlanması ve sağlanmaması durumuna göre zihninizde iki adet maaş belirleyerek görüşmeye gitmek avantajlı olacaktır.
- Maaş konusunda bir diğer karmaşa da bürüt-net olayı. Büyük kurumlar genelde bürüt maaş konuştukları için. İnternetteki bu dönüşümü yapan araçlarla bürüt maaş beklentinizi de belirleyin.
- Etrafınızdaki iş arayan kişilere boş adam muamelesi yapmayın! Mesela komşularımdan “İbrahim sen nasılsa evdesin kargomu alır mısın?“ yada kız arkadaşımdan “İbrahim elbisemi kuru temizlemeye verebilir misin?“ şeklinde görevler aldım. İnsanlık namına bu görevleri en iyi şekilde yaptım
ama yine de kendimi Aşk-ı Memnu’daki Beşir gibi hissetmeye başlamıştım. O nedenle siz siz olun etrafınızdaki iş arama sürecindeki kişilere fazla iş buyurmayın. Zaten bünye yeterince gergin ve yorgun oluyor siz de üstüne tuz biber olmayın
- Belli başlı kariyer sitelerinde güncel CV nizi oluşturun ve word formatında hem Türkçe hem de İngilizce CV ‘niz elinizde hazır bulunsun. İş aradığınızı bilen birileri sizden CV ‘nizi istediğinde hızla geri dönüş yapabilirsiniz böylelikle.
- Kariyer siteleri konusunda da seçici davranın. İşsiz kalırım endişeyle hepsinde CV oluşturmak için vakit kaybetin. CV oluşturmak ciddi vakit alıyor ve göreceksiniz ki sizi genelde o meşhur 2 kariyer sitesinden bulup ulaşacak firmalar
- İşteyken iş kocadayken koca kuralı geçerli malesef. İş teklifini kabul ettiğimden beri almadığım iş teklifi kalmadı
(Hep de böyle olur zaten) Kaldı ki geri dönüş yapan firmaların çoğuyla da en az 10 gün evvel görüşmüştüm. Demekki iş arayanlar kadar iş verenler de hızlı davranmalılar. - Hızlı davranmak demişken , buradaki hassas noktaya da dikkat çekmek lazım. Eğer firmalar çok hızlı geri dönüş yaparsa ve sizin hala görüşmeyi yada teklif almayı beklediğiniz firmalar da varsa vay halinize. Top size geçtikten sonra bu defa da firmalar sizden hızla cevabınızı bildirmenizi bekliyorlar. O durumda da biraz şans biraz da ne istediğini bilmek devreye geriyor. Ben kısmen de olsa bu tip bir durum yaşadım
- İşteyken iş bulmasanız bile sağlam bir iş ağı oluşturmak çok önemli ve faydalı oluyor. Açıkcası gittğim görüşmelerin çoğu özgeçmişimi elden ileten tanıdıklarım aracılığıyla oldu. Hem de hiç ummadığım kişiler bu işlere vesile oldular. O nedenle sanal ortamda da olsa insanlarla ilişkilerinizi düzgün tutun.
- LinkedIn ve Xing gibi sitelerin gücüne inanın ve buradaki profilinizi de güncel tutmaya özen gösterin.
- İş yok iş yok şeklindeki panikletici cümlelere kanmayın. Bilene, aklını kullanana ve aramasını bilene iş çok. Artık ülkemizdeki insan çalıştırma yelpazesi de genişledi. İlla ömür boyu bir yerlere bağlı çalışmak zorunda değilsiniz, 6 aylık ciddi çalışmalar için de iyi rakamlarla iş fırsatları var. En azından bizim sektör için durum böyle. (İş arayan ve Java konusunda kendine güvenenler varsa benimle iletişime geçebilir. Özellikle de proje bazlı çalışmaya sıcak bakanlar.)
- Firmaların da iş görüşmesi için kendilerine bir sistem bulmaları şart. Bazı firmalarda gördüm ki görüşmeye o an boşta kim varsa o giriyor. İşte bunu yapmayın. Hem görüşmeye gelen kişi açısından hem de firma imajı açısından çok olumsuz bir davranış türü bu.
- Bazı firmalar da sırf ciddi görünmek adına size sayfalarca formlar doldurtuyorlar. CV ‘nizde yada size ulaştıkları kariyer sitesinde bu bilgilerin hepsi var zaten. Lütfen iş görüşmesine gelenlere bu tip eziyetlerde bulunmayın.
- Bu süreçte anladım ki iş mülakatı yapmak da apayrı bir sanat. Firma adına görüşmeyi yapacak kişi egolarından ve kaprsilerinden sıyrılmış ve konuya hakim birisi olması lazım. Yoksa benim gibi bir deliye denk gelip kavga edebilir. (Gittiğim 2 iş görüşmesinde görüşmeyi bırakıp kavgaya tutuştum)
- Yukarıdaki maddeye şunu da ekleyebiliriz: İş görüşmesi yaptığınız kişiye soracak sorunuz kalmadıysa soru uydurmaya çalışmayın. Mesela bana şu API ‘da xxxException ‘ını aldığında ne yaparsın şeklinde gayet alakasız bir soru sorulmuştu. İnsanın içinden delikanlı developer exception almaz demek geliyor. Soracak sorunuz kalmadıysa bitirin görüşmeyi , zorlamayın sınırları.
- İnsan kaynakları firmalarının da personel aradığı firmayı ve sektörü tanıması şart. Yine bir İ.K firması ile mülakat yaparken birden bayanın dediğim her cümleyi yazdığınız fark ettim. Resmen “yaz kızım” moduna geçmişti. Hani öğrenciler derste anlatılan konudan bir haber olunca evde çalışırım düşüncesiyle öğretmen ne dese yazarlar ya ,işte o zihniyet söylediğim herşeyi yazdı. Arada bir iki fıkra anlatsam eminim o hızla onları da yazıp beni önereceği firmaya o fıkraları da aktaracaktı.
- Yukarıdaki maddeye başka bir örnek de şu diyaloğu verebilirim:
- Görüldüğü üzere sektörü tanımayınca J2EE bilen birinin Java bilmemesi gibi bir ihtimal aklınıza gelebiliyor. Gerçi ben de hala şu J2EE bilmek nedir anlamış değilim
- Bizim arkadaşlar arasında sevabına yaptığımız özgeçmiş yönlendirme işlemini para kazanmak amacıyla yapan firmalar da var. İ.K. firmalarından bahsetmiyorum. Başka başka alanlarda çalışıp da sırf iş ağları iyi diye personel bulma işine de soyunan Headhunter firmalarla da karşılaştım. Hatta bunlar işe aldıkları firmanın çalışma sahasını bilmedikleri için internetten soru bulup Java sınavı bile hazırlamışlar. Örnek bir soru isterseniz buyurun size soru:” Java API spesifikasyon dokümanı bir tarayıcıda açıldığında ortadaki büyük framein gösterdiği HTML sayfasının en üstünde ne vardır?” (Bileni herhalde yurtdışına tatile gönderiyorlar)
- En son olarak da olaki bir gün bir bankanın müfettiş yardımcılığı için bir müfettişle mülakata girecek olursanız kendinizi en az 2 saatlik bir görüşmeye ve bilişimle ilgili her türlü konu ve sorunu konuşmaya hazır edin. Mesela bir an Acitve Directory ve Gruop Policy hakkında bildiklerimi paylaşırken birden konu Veritabanı ve Stored Procedure güvenliğine oradan Scrum Süreçlerine oradan TCP/IP ve Firewall yapılarına sıçradı. Hepsi hakkında iyi kötü söylecek birşeylerim vardı ama Lojik Devreler ve Assembly konusuna girseydi sus pus otururdum herhalde
İ.K: İbrahim Bey J2EE tecrübeniz var mı? Daha evvel bu teknolojiyi kullandınız mı?
BEN: Evet var.
İ.K: Süper , çok iyi . Peki Java tecrübeniz var mı?
İş ararken yaşadıklarım ve not ettiklerim bu kadar. Bu süreç etrafımdaki kişileri de daha iyi tanıma fırsatı verdi bana. Tahmin ettiğimden daha fazla sevenim ve destekçim varmış diyebilirim
Hiç ummadığım yada sadece sanal ortamda tanıdığım kişilerden bile çok destek gördüm bu süreçte. O nedenle yazımı bu kişilere teşekkür ederek bitirmek istiyorum. (Unuttuklarım varsa şimdiden özür diliyorum)
İşsiz günlerimde beni yalnız bırakmayan ve bana verdiği birbirinden ilginç görevlerle bir an bile sıkılmama fırsat vermeyen kız arkadaşıma
IBM ‘deki başlangıca vesile olan Arden AGOPYAN , Serdar GERE ve Jale AKYEL ‘e
Yemek ve motivasyon sponsorum Daron Yöndem ‘e
Alternatif iş fırsatları sağlamak için çaba gösteren Mustafa TAN ve Coşar BAYKAL ‘a
Özgeçmişimi gerekli yerlere iletip bana referans olan Murat ACAR, Melih SAKARYA ve Serkan DEMİR ‘e
İş arıyışımda benimle birlikte hızla hareket etmeye çalışan ve her türlü kolaylığı gösteren Navigator İ.K. ‘dan Derya AYDIN ‘a
çok teşekkür ediyorum…
Not: Güncel iş iletişim bilgilerimi adres listemdeki kişilere en kısa sürede göndereceğim. Gözden kaçırdıklarım olursa bana e-posta ile hatırlatmalarını rica ediyorum.
Sağlıcakla kalın…
