BEN GEÇERKEN… [A Blog by İBRAHİM DEMİR ]
İBRAHİM DEMİR’ İN RESMİ WEB SİTESİ
İBRAHİM DEMİR’ İN RESMİ WEB SİTESİ
Uzun zamandır blogumda tartışmaya açmayı düşündüğüm bir konu var , o da kurumsal alanda Open Source kullanımı üzerine… Ne zaman bir blogda yada mail grunda Open Source ‘u destekleyen bir haber yada yazı paylaşılsa bunlara karşı ortaya hep aynı karşıt görüşler atılıyor. Kurumlarında Open Source ürünleri kullanmayan veya istemeye istemeye kullananlar hep şu açıklamayı yapıyor: Open Source iyi güzel ama totalde maliyetleri göründüğünden daha fazla oluyor. (TCO: Total Cost of Ovnership) Herkesin en büyük sıkıntısı bu ürünlerde sorun yaşadıklarında ciddi manada yardım alabilecekleri bir danışman bulamamaları yada buldukları danışmanların uçuk fiyatlar talep etmesi. Bir diğer şikayet edilen nokta ki bu daha sık gündeme geliyor: Open Source ürünlerle çalışan ekibimizdeki kişiler bu ekipten ayrıldığında çok büyük problemler yaşıyoruz yada bu adamlara ekibimizden ayrılmamaları için daha fazla para ödemek durumunda kalıyoruz. Yani ürüne ödemediğimiz paranın (hala insanların aklına Open Source denildiğinde para geliyor??) daha fazlasını çalışanlara ödüyoruz. Özetle yöneticiler bu ürünleri kullanarak uygulama geliştiren çalışanlarının ANAHTAR ADAM olmalarından şikayetçiler.
Açıkcası şikayet edilen noktayı çok iyi anlıyorum. Çünkü şu anda biz de projemizde pek çok açık kaynak kodlu ürün kullanıyoruz. (Hem de projenin her aşamasında.) Bu tehlikenin hangi durumda geçerli olduğunu rahatça görebiliyorum hatta bazen ben de kendimi o tehlikenin içinde buluyorum. Peki bu tehlikenin nedeni nedir ?
Eğer kullandığınız açık kaynak kodlu ürünler hakkındaki birikiminiz ,deneyimleriniz şirket içinde belli başlı kişilerde toplanıyor ve diğer kişilere yeterince aktarıl(a)mıyorsa bu durum o şirket yada o proje için ciddi bir tehdit bence. X abimiz vakt-i zamanında bu ürünleri şirkette getirmiş ve kullanımını yaygınlaştırmış olmasına rağmen kullanıcı arkadaşlar sadece kendilerine verilenle yetiniyor ve birşeyler de eklemiyorsa vay halinize. Muhtemelen o abimiz şirketten ayrıldığında o ürünler eskisi gibi efektif kullanılamayacak yada bir sorun olduğunda herkes birbirinini yüzüne bakmaya başlayacak. (Hele de kodlar üzerinde uyarlama yapılmışsa) Eğer bahsi geçen şirket vizyon olarak bilgi paylaşımını benimsememişse ve o hayati öneme sahip abimizi elinde tutamamışsa fatura geride kalanlara kesilecektir. (Proje zamanında sapmalar, çözülemeyi bekleyen sorun yığınları vs. vs.)
Burada iş yöneticilere düşüyor.(Teknik konulardan anlayan yöneticilere) Eğer bir şekilde şirketlerinde açık kaynak kodlu ürünler kullanıyorlarsa veya kullandırtacaklarsa muhakkak açık kaynak ruhunu da şirket içinde yaymaları lazım. O ürün hakkındaki bilgi birikimi (know-how) artırımlı olarak üstten tabana (Senior→Junior) doğru yayılmalı ve muhakkak edinilen denyimler herkesin erişebileceği bir yerde dokümante edilmeli. Aksi halde bu bilgi sadece bilen kişinin elinde ücretini katlayacak bir silah olarak kalacaktır. Eğer şirket olarak böyle şeylerle uğraşamayız. İşten güçten ne dokümantasyona ne de bilgi paylaşımına vakit bulabiliyoruz diyenlerdenseniz işte o zaman sizler için OPEN SOURCE TEHLİKELİDİR.
Daha somut bir örnek vermek gerekirse; bugün şirketinizdeki Oracle uzmanı bir çalışanınız ayrılsa ne olur? Muhtemelen yerine daha iyisini bulursunuz ve işleriniz çok da aksamaz çünkü bu konuda hem birikmiş bilgi fazla hem de bilgili kalifiye eleman sayısı fazla. Peki Mysql üzerinde binlerce takla atarak ayağa kaldırdığınız sisteminizin başındaki kişi işten ayrılsa ne olur? Muhtemelen rahat rahat görebildğiniz o kaynak kodlar gözünüzün önünde dağ gibi büyümeye başlar…
Şimdilik benden bu kadar. Hem bireysel çalışmalarınızda hem de kurumsal çalışmalarınızda açık kaynak kodlu ürünlerin yeri hakkında görüşlerinizi belirtirseniz sevinirim. Sevgiyle kalın.
March 2, 2008 - 8:58 pm
Selam İbrahim,
Çok güzel bir konuya değinmişsin. Özellikle şirket yöneticilerine sormak lazım “Yüzbinlerce dolarlık lisans parası verirken çekinmiyorlar ama açık kaynak uygulamaları kullanan çalışanlarına biraz fazla para vermeye gelince neden çekiniyorlar” diye.
Açık Kaynakla uğraşan yazılımcılar diğer meslektaşlarına (kapalı kutular ile uğraşan) göre kendilerini çok daha hızlı geliştirirler ve bu kariyerlerine çok olumlu etki yapar. Bu yüzden patronlar bu tip çalışanları ellerinde tutmakta zorlanır. Bir patron lisanslı ürüne vereceği paranın yüzde birini prim olarak açık kaynak muadili ürünü implemente edecek yazılımcısına verse emin ol kimse bir yere gitmez.